HEY Dergisi 1980 POP ARABESK söyleyenlerin sayısı artıyor

Sayfa 23

Sayfa 23-moody, blues, yabancı

HEY Dergisi 1980 POP ARABESK söyleyenlerin sayısı artıyor
Bir zamanlar Louis Armstrong’un büyülü trompetinden çıkan caz ezgileri ile kendinden geçen dünyalılar, şimdi de güncel dertlerinden, sıkıntılarından Pop-Arabesk türüyle arınmaya çalışıyorlar. İlk cümlemizdeki ‘dünyalı’ sözüne gerçekten dikkatinizi çekeriz. Çünkü arabesk müzik türüne gönül veren yalnızca bizler ve Ortadoğu ülkelerinin insanları değil. Tüm dünya!

Bir Boney M. , bir Abdul Hassan Orchestra, bir La Bionda, bir The Planes ve bir Camels, Pop-Arabesk türüyle dünya piyasasını kırıp geçiriyor, plakları sürekli listelerin üst sıralarında dolaşıyor. İngiltere’de ‘Pop-Oriental’ diye adlandırıyorlar bu akımı… Ve Türkiye’de her geçen gün Pop-Arabesk söyleyeceğini açıklayan sanatçıların sayısı artıyor.

Eurovision olayı

Son Eurovision Şarkı Yarışması Türkiye finali, Arabesk müzik olayını, Pop müzik dünyamızda bir kez daha gündeme getirdi. Yarı Arabesk, yarı oryantal motif ve ezgilerle bezenen ‘Pet’r Oil’ adlı eserin bu yılki Eurovision’da Türkiye’yi temsil etmek üzere birinci ilan edilmesi, bütün gözlerin yeniden Arabesk müzik olayına çevrilmesine neden oldu. Geçen haftaki HEY’de de okuduğunuz gibi, müzik yaşantılarına Caz şarkıları söyleyerek başlayan, sonra hafif müzikte karar kılan sanatçıların hemen hepsi, ‘Pet’r Oil’ olayını ‘utanç verici bir tablo’ olarak nitelendiriyorlardı. Buna karşın ülkemizdeki Arabesk müzik türünün en büyükleri olan Orhan Gencebay, Ferdi Tayfur ve Gülden Karaböcek, sonunda gerçeğin kabul edildiğini ve bundan büyük mutluluk duyduklarını anlatıyordu.



Transferler sürüyor

Her hafta HEY’ in 8. sayfasında ‘Plak Dünyasından Haberler’ başlığı altında bir köşe yayınlanır. Bu köşemizin değişmez haberlerinden biri de şöyledir: ‘Pop dünyasının genç sanatçılarından…………..bundan böyle Arabesk müzik söylemeye karar verdiğini açıkladı.’

Haberlerimizde ‘……..’ olarak geçtiğimiz bölümdeyse, bugüne kadar bakın kimlerin adı geçmiş: Zerrin Özer, Azize Gencebay, Yeliz, Nilüfer, Nil Burak, Semiha yankı, Ayşe Mine, Romalı Perihan, Ercan Turgut, İbrahim Tatlıses ve en son olarak esin engin orkestrası. Onlar arasında sözünü ilk tutanlar zerrin özer, azize gencebay ve esin engin orkestrası oldu. Ötekilerin çalışması ise sürüyor. Zerrin Özer’in ilk plak yaptığı Orhan Gencebay’ın bestesi ‘Gönül’ hala dillerde dolaşıyor. Azize Gencebay’ın gene Orhan Gencebay’ın eserlerinden derlediği ilk LP’si, geçtiğimiz hafta başı piyasaya çıktı ve ilgi gördü. Bugüne kadar ‘modern oyun havaları’ adı altında pek çok LP yapan, Esin Engin Orkestrası ise, yeni LP’lerine ‘Arabesk 80’ adını verdi.



Ne diyorlar

Pop-Arabesk fırtınası devam ededursun, gönül veren pop şarkıcıları neler diyorlar.

AZİZE GENCEBAY: ‘Geçen yıl pop müzik türünde bir 45’lik yapmış, ancak aradığımı bulamamıştım. ‘Gönül’ü Zerrin’in sesinden ‘Sihirli Lamba’da dinlediğimde, gerçek, şimşek gibi kafamda çaktı. Orhan Gencebay’ın eserlerini yeniden düzenleyerek ben de plak yapabilirdim. Orhan Gencebay hemen izin verdi. Yeni düzenlemeler yapılıp da, stüdyoya girdiğimde, ilk plağını yapan bir şarkıcının heyecanını duyuyordum. Çok iyi oldu. Halkında tutacağına inanıyorum. En büyük dileğim ikinci LP’mde de Gencebay’ın eserlerini söyleyerek Pop Arabesk türünü yaymaktır.

ZERRİN ÖZER: ‘Orhan Gencebay’ın bir eserini yeniden düzenleyerek plak yapmak fikri prodüktörümündü. Yeni bir düzenlemenin, bir eseri değiştireceğini, benim yorumumla yepyeni bir görünüm ortaya çıkacağını iddia ediyordu. Baştan inanmıyordum ama sonra düzenleme yapılıp da, ‘Gönül’ ün play-backleri ortaya çıktığında ne kadar haklı olduğunu anladım. Parça, gerçekten de Batılıların ‘disco sound’unu aratmayacak kalitedeydi. Halk tuttu. Demek ki, Pop-Arabesk bundan sonra adı en geçecek bir müzik türü olmaya aday.’

YELİZ: ‘Yıllarca Pop müzik söyledim. Aklım fikrim Arabesk’teydi. Gırtlak yapım o tür eserleri okumama uygundu. Beni tanıyanlar da, Arabesk söylediğim taktirde daha çok ilgi toplayacağımı söylüyorlardı. Son 45’liğim çıktıktan sonra, zedelenir gibi olan ilişkilerimizi yeniden kuvvetlendirdiğimiz plak şirketim ile yeniden anlaştık.40 eser seçtik.şimdi eleme yapıyoruz. Gönlümüzce 12 eseri ayırdıktan sonra hemen stüdyo çalışmaları başlayacak ve ondan sonra da müzikseverler benden bir daha pop şarkıları dinleyemeyecek. Sürekli Pop-Arabesk söyleyeceğim.’




SEMİHA YANKI: Sevmiyorum Pop müziğini . Zorla değil ya. Gönlümde yatanı sonunda buldum. Bundan sonra Pop-Arabesk söyleyecek ve müzik dünyasında ulaşmak istediğim yere varacağım.

NİL BURAK: ‘Batı müziği türünde plak yaparken aylarca gece gündüz çalışıyoruz. İşte son 33’lüğüm. Onu ortaya çıkarana kadar neler çektim. ‘Tamam’ diyordum kendi kendime. ‘İşte gerçek Nil Burak’ı Türk müzikseverlerine tanıtacak plak bu.’ Ama Nerede!.. Beklediğim ilginin neredeyse yarısını gördüm. Sonra piyasada geçerli olanı aradım ve buldum da galiba. Bakalım bu kez de Pop-Arabesk söyleyeceğim. O zaman ne olacak’.

NİLÜFER: ‘Arabesk söylemeyi daha geçen yıla kadar aklımın ucundan bile geçirmezdim. Doğrusunu söylemek gerekirse dinlemeye tahammül bile edemezdim. Ancak, müzik dünyasındaki moda beni de bu türe yöneltti. Son LP’min bir yüzünde söylediğim Türk Müziği eserleri büyük ilgi toplamıştı. Bu kez de Pop-Arabesk’ denemeye karar verdim. Pop müzik, Türk Müziği derken Arabesk Müzik’te de adımı başa yazdıracağıma inanıyorum’.




ERCAN TURGUT: ‘Ses yapım hem Pop Müziği, hem de Arabesk söylemeye çok uygun. Bugüne kadar her iki türde de birer LP yaptım. Olayın ilginç yanı 2LP’nin de aynı oranda ilgi görmesiydi. O günlerde ilk filmim gösterime girdi. Filmde Arabesk türde söylediğim şarkılarım hemen dillere yerleşti. Bilmiyorum ama Arabesk söylemek bana başka bir tat, başka bir duygu veriyor. Bundan sonra da bu türde söylemeye devam edeceğim.’

AYŞE MİNE: ‘Beni müzikseverlere tanıtan ilk plağım Batı Müziği türündeydi. Ne var ki, hemen arkasından Cengiz Tekin’in eserlerinden yaptığım plak daha çok tutuldu. Yeni anlaştığım plak şirketim de, Arabesk söylememin bana çok şeyler kazandıracağına beni inandırınca bu türde karar kıldım.’

ROMALI PERİHAN: ‘Yıllarca Türkiye ve İtalya’da yabancı şarkılar söyledim. Yaptığım hareketin ne bana, ne de müzik dünyasına hiçbir şey kazandırmadığına sonradan anladım. Türkçe sözlerle yaptığım Pop Müzik türündeki plağımdan da beklediğimi göremeyince, yenilik aramaya başladım. İşte o günlerde Pop-Arabesk çıktı karşıma. Sesim uygun, yorumum bu dalda daha kuvvetli. Bu kez şeytanın bacağını kıracağıma inanıyorum.’

İBRAHİM TATLISES: ‘Halk Müziği dünyasında zirvedeyken böyle bir karar almam yargılanabilir ama, modaya ben de uymak istedim. Yeni LP’min bir yüzünü, her zamanki gibi Halk Müziği’ne ayırdım. İkinci yüz için ise, değerli arkadaşlarımın Arabesk türdeki eserlerini aldım. Plağım çıktıktan sonra halk, benim Arabesk türde ne dereceye kadar başarılı olduğuma karar verecek. Bu konudaki yolumu da ondan sonra çizeceğim.’

ESİN ENGİN: ‘Önceki yıllarda Libya’dan gelen müzisyenlerle ortak bir çalışmamız olmuştu. Onların bestelerini, halkımıza da şu günlerde en çok tuttuğu tür Arabesk olduğundan, ‘Modern Oyun Havaları’ çizgisinde yeni bir LP hazırladım. LP, bizden bir şey vermiyor ama halk çok tuttuğu için kendimi bu görevi yapmaya zorunlu hissettim.’




Ustanın sözleri

1969’larda ‘Sevemedim Kara Gözlüm’ adlı bir plak, satış rekorları kırmış, bestecisinin hemen ardından pek çok sanatçı tarafından daha plak yapılmıştır. İşte Orhan Gencebay adı ilk o günlerde dillerde dolaşır olmuştu. Ne var ki, yaptığı müzik ne Türk Müziği kalıplarına uyuyordu, ne de Halk Müziği. Derken Arabesk Müzik kavramı ortaya çıktı. Pop Müzik dünyasından aşağılayanlar oldu, ‘minibüs müziği’ yapmakla suçlandı. Ama bugün gerçek ortada ve Arabesk Müzik söylemeye karar veren Pop Müzik şarkıcılarının sayısı her geçen gün biraz daha artıyor. Bu konu ile ilgili son olarak da Orhan Gencebay’la konuştuk.

-‘Müzik yaşantımı başladığımdan bu yana Arabesk Müzik’in Arap Müziği ile bir ilgisi olmadığını anlatmaya çalıştım. İlk zamanlar pek çok sanatçı, yaptığımız müzikle alay etti. ‘ Minibüs Müziği’ , ‘Arap Müziği’ , ‘Ağlatan Müzik’ diye yakıştırmalarda bulundular. Benim hakkımda da söylentiler çıkarttılar. Geceleri Arap radyolarını dinleyerek, müzik çaldığımı iddia ettiler. Söylentilere hiç kulak asmadan bugüne kadar geldim. Tarihe de bakarsanız yeniliklerin hep tepkiyle karşılandığını görürsünüz.



Dünyanın yuvarlak olduğunu ve güneşin etrafında dolaştığını söyleyen Galile öldürüldü. Türkiye’de de benimle birlikte Arabesk Müziği öldürmeye çalıştılar ama başaramadılar. Halkın bir gün gelip gerçeği anlayacağını ve kabulleneceğini biliyordum. Nitekim de öyle oldu. Dün bizimle alay edenler, bugünse peşimizden geliyorlar. Müziğin evrenselliğine inandığımdan, geç de olsa, fikrimi paylaşmaları doğrusu hoşuma gidiyor. Her yiğidin ayrı bir yoğurt yiyişi vardır. Onların da başarılı olmalarını candan istiyorum.’

İşte yavaş yavaş bütün dünyayı sarmaya başlayan Pop-Arabesk fırtınasının öyküsü. Bütün bunları okuduktan sonra da, bilmiyoruz hala bir şeyler söylemek isteyenler çıkar mı!..

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !