Bir dergi lazım

Bir dergi lazım
KAYNAK
Meslek hayatına, bundan yıllar önce Türkiye'nin en çok okunan ve en etkili haftalık müzik dergilerinden birinde; Hey Dergisi'nde başlamış genç bir gazeteci olarak bu memlekette neden popüler müzik dergiciliğinin hak ettiği yere gelemediğini anlamakta zorluk çekiyorum.
Konseptini sinema ve televizyon magazini üzerine kurmuş, kısmen de popüler şarkıcılara yer vererek satış başarısı yakalamış dergilerden farklı olarak, rotasını müzik doğrultusunda çizmiş bir dergiydi Hey Dergisi.Yetmişlerin başından seksenlerin sonuna uzanan yaşam öyküsünde, aranjman dönemini de, Anadolu Pop dönemini de gayet iyi taşıyıp okurunun nabzını tutmayı başardı.Seksenlerin ikinci yarısına gelindiğinde, zamanında haftada altmış binleri yakalamış satışı yirmi binlere düşmüştü.Türkiye'de müzik piyasasının beklentileri süratle değişiyordu. Hey Dergisi'nin algılamakta güçlük çektiği çok daha genç bir tüketici kitlesinin talepleri devreye girmekteydi o yıllarda.Avrupa'yı, kısmen de Amerika'yı etkisine altına almış 80'ler popunun rüzgarı Türkiye'de de esmeye başlamıştı.Kısıtlı olanakları dahilinde bu rüzgarla baş etmeye çalışan Hey Dergisi, bildiği yabancı dergilerden kesip yapıştırarak kurgulamaya çalıştığı konseptiyle ayakta kalmaya çalışıyordu.Ancak yabancı dergilerden resim kesip röportaj tercüme ederken dikkatinden kaçan bir şey vardı.Nabzını tutamadığı yeni gençlik, bol bol çıkartma ve poster veren, şıkır şıkır kuşe kağıtlara basılmış Avrupa dergilerine yoğun ilgi göstermeye başlamıştı.Hem de söz konusu dergilerin yazılarından tek bir kelime anlamamasına karşın.Özellikle Alman Bravo Dergisi müthiş ilgi görüyordu.Bravo ve benzeri dergilerin sureti durumuna düşmüş Hey Dergisi ise can çekişiyordu.İşte tam bu sırada piyasadaki boşluğu fark eden Hürriyet Dergi Grubu, 1987'nin Şubat ayında Blue Jean Dergisi'ni piyasaya çıkartarak çok büyük bir başarı yakaladı.Blue Jean'in satışı ayda seksen binleri bulurken, ayakta kalmak için direnç gösteren Hey, önce aylık oldu ardından da tarih...Hey ile aynı dönemlerde yayınlanmış life style gençlik dergisi olan Onyedi de Blue Jean'in vurduğu ağır darbeden nasibini aldı.O yıllarda Bravo Girl Dergisi'ni yayınlayan Alman Bravo'dan esinlenen Hey'in Hey Girl Projesi ise, bilinçsizce gösterilmiş bir refleks olmasına karşın son derece başarılı oldu.Rakip olmaya çalışmış bir dolu dergi tarih olurken, Hey Girl ve Blue Jean bugün, Türkiye'nin en güçlü dergi grubu DBR bünyesinde yayınlanan ve tam on altı senedir çok satan iki rakipsiz gençlik ve müzik dergisi.Doksanlarla birlikte patlayan Türk popu ise o dönemlerde çok satan ve konseptini tamamen Türk popu üzerine kurmuş iki dergi üretti; Top Pop ve Popsi.Küçümsenmeyecek satış rakamlarına karşın reklamverenlerin ilgisizliği bu iki derginin ömrünün kısa olmasına neden oldu.Geçmişten bugüne baktığımızda, nispeten daha marjinal segmentleri hedefleyen dergileri hesaba katmazsak, kendini tüketici beklentileri doğrultusunda dönüştürebilen Blue Jean ve Hey Girl dimdik ayakta.Blue Jean yabancı pop ve yüzü batıya dönük Türk popu üzerine yoğunlaşırken Hey Girl, bir genç kız yaşam stili çiziyor. Editoryal içeriğinde Türk popunun magazin yönüne yer veriliyor.Kendi kulvarında Blue Jean'in rakibi yok. Hey Girl'ün ise; kendi kulvarında yarışan Go Girl ve Cosmo Girl gibi iki güçlü rakibi var.Ayrıca az önce sözünü ettiğim dergilerin içeriklerinden harmanlanarak üretilmiş Trendy, Salsa, Canteen gibi günlük gazetelerin haftalık gençlik ekleri söz konusu.Hepsi iyi güzel de, hálá Türk popüler müziğinin nabzını tutan, ciddi, tutarlı, ağırlığı olan, sektöre yön veren bir dergi yok. Üstelik sponsorlar Türk pop starlarının konserlerine, reklamlarına çuvalla para akıtırken...Sizce neden?Elbet bir gün birisi duruma uyanacak!

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !